Dev, deva mıdır?
Dinlediğim masallarda bulunan devler, bedenlerinin irilikleri ile korkutucudur. Bu irilik bir kötülük riski içerir ve dinleyen çocuk beni, hiç bir şey yapmasa bile tehlike beklentisi ile dehşete düşürür. Bedenini, sanki, bir ceza gibi taşır ve eğer korkmasam ona acımak isterim. İrilik bir tür budalalık verir sahibine. Bu budalalıkta dokunaklı bir iyilik hali de yok değildir.
“Eski İran dininde tanrı olan deva, Zerdüşt tarafından cin sayılmıştır ve Türkçe’deki devin kökeni budur. Mezopotamya, Yunan ve İskandinav mitolojilerinde, devler tanrılarla savaşır ve yenilirler. Ortaçağ Avrupa’sında birçok şehrin koruyucu devi vardır ve karnavallarda maketleri dolaştırılırdı. Masal kahramanının karşısına çıkan ö’emli engellerden biri de devdir. Odysseia’nın Kyklops’u ve Dede Korkut’un Tepegöz’ü en tanınmış tekgözlü devlerdir (Kudret Emiroğlu, Gündelik hayatımızın Tarihi, Dost Kitapevi yayınları, Ankara, 2001).”
Saim Sakaoğlu’nun yaptığı Türk masal çalışmalarından, devler hakkında alıntılar var aşağıda:
(…) Hemen şunun söylemeliyiz ki, kahramanları arasında bir devin, devlerin de yer aldığı bir masalı anlatıcılar aynı güzellikte anlatamaza. Birinin “Dev deyip geçtiğine bir başkası bazı özelliklerinin de ekleyiverir.
• Bir dudağı yerde, bir dudağı göğde (Sakaoğlu, 1973:404-405,450).
• Dişi olarak gösterilenleri memelerini arkalarına atarlar (Sakaoğlu, 1973:402).
• Saçları çok uzundur; zararsız hale getirmek için insanlar tarafından saçları bir ağaca dolanır (Sakaoğlu, 1973:450).
• Devlerin kendilerine özgü memlelekteleri vardır, oralarda yaşarlar. İçlerinde sarayı olanlar bile görünür (Sakaoğlu, 1973:347).
• Bazı devler gözleri açıkken uyurlar; gözleri kapalıyken uyanıktırlar (Sakaoğlu, 1973:394).
• Ana-oğul olan dev vardır. Dev ile bir genç elbise değiştirince ana-oğul olurlar (Sakaoğlu, 1973:450).
• Devlerin canı değişik yerlerde bulunur; böylelikle öldürülmeleri zorlaşır. Devlerden birinin canı kulağındaki küpede saklıdır (Sakaoğlu, 1973:534). İki devin canları çok uzaktaki kardeşinin kalbindeki kutunun içinde bulunan üç sinekte (Sakaoğlu, 1975:98) ve bir dananın karnındaki üç serçededir (Sakaoğlu, 1975:98). Bunlardan kardeş Kaf Dağı’nda, dana ise Hint Dağı’nda yaşamaktadır.
• Genelde devler hemen ölmezler. Onları öldürmek isteyen yiğit, kılıcıyla öyle bir vurur ki dev ölüm derecesine gelir, ama ölmez. O, hemen kendini öldürmek isteyen delikanlıya yalvarır ve aralarında şöyle bir konuşma geçer: “Ademoğlu, yiğitsen bir daha vur.” “Ben anamdan bir kere doğdum; iki kere doğsaydım belki bir daha vururdum.” (Sakaoğlu, 1973:392). Delikanlının ikince kez vurmaması tembih üzerinedir; eğer bir daha vurursa dev canlanacaktır.
• Devlerin bedduaları da az da olsa görürlür. Ancak bu bedduaların en önemlisi cinsiyet değişikliği ile ilgilidir. Üçüncü defadır devlerin sihirli eşyasını çalan bir kız, onların bedduasına uğrar: “Kız isen erkek, erkek isen kız olasın.” Duaları kabul olur ve bu kız erkek oluverir (Sakaoğlu, 1973:395).
December 25, 2006
u topos un kardeşi gibi olmuş burası:)
yanılıyor muyum:)
hayırlı olsun canım..
En sevimli dev de Shrek tir:)
sevgiyle..
Yok Ece’ciğim; burası kendi halinde, küçücük, büyü, fal, masal elemanlarının anlatıldığı yer olacak. Bence de en sevimli dev Shrek:)
Sevgili peri,
Sürprizlerle dolusun.
Ben de bekleneceği de çok açık, aynı zamanda. Burayı ihmal ediyorum. En kısa zamanda buraya da el atmalıyım.
Sevgiler celerone.